left DivX Sinema Forum logo_right

Hoşgeldin Misafir ( Giriş | Kayıt Ol )

Sinema Filmleri

> Oda Kuralları

Sağlık odasının amacı üyelerimizin sağlık konusunda merak ettikleri noktaları aydınlatmaktır. Başlık herhangi bir tanı/teşhis/tedavi amacı gütmemektedir. Sorularınıza Cevap verecek olanlar da sizler gibi üye'ler oldukları için sorunuza cevap verilmesi gibi bir şart yoktur, aksi davranışlarda bulunan üyeler forumdan uzaklaştırılacaktır.

Mısır Nişastası

8 Sayfa V  1 2 3 > »   
Konuya Cevap EkleYeni Konu Baslat
left > Mısır Nişastası, Nedir ne değildir; zararları ve üzerine oynanan oyunlar seperator Ayarlar V right
maverics
mesaj Aug 30 2011, 04:15:53 PM
İleti #1


Başınabuyruk
****

Grup: Üyeler
İleti: 1,692
Katılım: 20-November 05
Nereden: Omega Point
Üye No.: 42,742



Merhaba uzun zamandır kafamı kurcalayan bir konu Mısır nişastası; ekonomik olarak üstün özelliklerinden dolayı hazır gıda sanayinde kullanılan mısır nişastasının şimdi birde genetiği değiştirilmiş versiyonu var. Bir çok yerde farklı bilgiler var bu konuda aşağıda bir alıntı yaptım. Bazı kanser türleri (pankreas gibi) sırf bu tür gıdalardan kaynaklandığını ve son yıllarda aşırı artış görüldüğüne dair tartışmalı bilgiler var. Tükettiğimiz hazır gıdaların %80 yakınında bu tür nişastanın kullanıldığı söyleniyor. Bu konuda bilgi ve görüşlerinizi paylaşmanızı rica ediyorum.

QUOTE
Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) üretiminde ana hammadde mısırdır. Türkiye’nin yıllık mısır üretimi 2 milyon ton ve tüketimi ise 3 milyon ton civarındadır. Yani Türkiye mısır açığını kapatmak için her yıl 1-1.5 milyon ton mısır ithal etmek zorundadır. Bu ithalatın büyük bölümü de Arjantin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi genetik yapısı değiştirilmiş (transgenik yani GDO lu) mısır üreten ülkelerden yapılmaktadır. AB ülkelerinde transgenik ürünler üzerinde hassasiyetle durulurken ülkemizde bu konu maalesef gündeme dahi gelmemektedir. Türkiye bu konuda da kobay ülke konumundadır.

Türkiye Fransa, Almanya ve ABD’ den sonra üretimde 4. sırayı aldığı şeker pancarından şeker üretmek yerine NBŞ kotasını artırmak suretiyle şeker pancarı üretim alanlarını daraltmakta, dolayısıyla da şeker pancarından şeker üretimini azaltmakta, hammaddesi bakımından dışarıya bağımlı olduğu NBŞ üretimine yönelerek ABD’nin mısır üreticilerini desteklemektedir.

NBŞ kotasının artırılmasında yerli üretim mısırın NBŞ üretiminde kullanılacağı ve bunun da yerli mısır üretiminde artışa neden olacağı söylemleriyle kamuoyu yanıltılmaktadır. Türkiye’ de üretilen mısırın, ekiminden ihracatına kadar her alanda desteklenen ve üretiminde de transgenik tohum kullanılması nedeniyle verimliliği çok yüksek olan ABD mısırıyla rekabet edebilmesi mümkün değildir.

Transgenik tohum kullanmak suretiyle diğer tohumlara göre iki kat daha fazla verim alabilen ABD dünya mısır üretiminin %38’ ini gerçekleştirmektedir. Türkiye’ deki Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) üretimi tamamıyla iç piyasaya yönelik olarak gerçekleşmektedir. Bu nedenle de kotanın artırılması durumunda ABD’ den ithal edilecek mısır Türkiye’ nin iç piyasasında tüketileceğinden ABD’nin mısır stoklarının eritilmesine yardım edecektir.

Gelişmiş toplumlarda NBŞ’lerin insan sağlığına olumlu ya da olumsuz etkileri şiddetle tartışılırken ülkemizde tıpkı zirai mücadele ilaçlarında ve genetik yapısı değiştirilmiş (transgenik) ürünlerde olduğu gibi gündeme dahi gelmemekte ve de getirilmemektedir.

Cargill, 1865 yılında Amerika’nın Iowa Eyaleti’nin Conover Kenti’nde kurulmuş, yaklaşık 140 yıllık geçmişi olan bir Amerikan şirketidir. Günümüzde 60’ ın üzerinde ülkede 90 bin çalışanıyla yıllık 60 milyar dolar cirosu olan bir şirkettir. Ülkemizdeki ana üretim konularından biri de nişasta bazlı şeker üretimidir.

Devlet Planlama Teşkilatı’nın raporlarında 2005 yılı için NBŞ hedefi 430 bin ton olarak belirlenmesine karşın Cargill’ in kurulu kapasitesi tek başına bu hedefi geçmiş ve toplam kurulu kapasite de iki katının üzerine çıkmıştır. Şu anda NBŞ sektörünün kurulu kapasitesi 935 bin ton olup bu kapasitenin 440 bin tonluk kısmı Cargill’ e aittir.

Hedefler belliyken kapasiteyi bu hedeflerin kat kat üzerinde artırmanın amacı ne olabilir? Yanıt gayet basit! Türkiye %65’ lik Ortadoğu şeker pazarını elinde tutmakta. Cargill’ in kavgası da Ortadoğu’daki bu doğal şeker pazarını NBŞ pazarına dönüştürebilmek. Yoksa, kendi ülkesinde %2 olan NBŞ kotasını Türkiye’ de önce %10’ dan %15’ e çıkartmanın sonra da %50’ lere çıkartma mücadelesine girmenin ardındaki gerçek başka ne olabilir?


User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
H5N1
mesaj Aug 30 2011, 04:32:15 PM
İleti #2


Member
**

Grup: Üyeler
İleti: 389
Katılım: 9-September 06
Üye No.: 61,847



HaberTürk te bu konuyla ilgili proflar çıkıp konuşmuştu ellerinde raporlar vs. hatta meclisten Nisan 2011 sonuna kadar bu konu hakkında olumlu olumsuz görüş bildirecekler gibisinden bir şeyler dediler ama arkası gelmedi.
Fruktoza tam gaz devam yani.
Mümkün olduğu kadar hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum ama nereye kadar.
Bu konuda medyada da pek yazıp çizen pek yok, bi çeşit susturma operasyonu uygulanıyor sanki.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
şeytanın avukatı
mesaj Aug 30 2011, 08:33:29 PM
İleti #3


Master
****

Grup: Üyeler
İleti: 1,251
Katılım: 19-November 04
Üye No.: 14,127



Yazıda doğrular da var, yanlışlar da. O konulara girmeden bilimsel bir makale gibi başlayıp belli bir firmayı (Cargill) hedef aldığını söylemekle yetineyim. Oysa ona yakın kapasiteye sahip bir fabrika daha var, Kurtköy'de, Ülker grubuna ait. Üstelik stratejileri de aynı. Daha başkaları da vardır da onları çok iyi bilmiyorum.

Yazının kaynağını da belirtseniz, ona göre devam etsek?
Üye ForumdaProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
DJ_OXyGeNe_8
mesaj Aug 30 2011, 08:41:57 PM
İleti #4


Huzur içinde yat Michael :(
Group Icon

Grup: Uzman
İleti: 15,303
Katılım: 2-January 05
Nereden: kayıp kent
Üye No.: 19,700



Bu başlığa birileri gelecek, siz de amma kılsınız, şu sunuz bu sunuz diyecek.. Ben onlara, çocuklarına bu ürünlerden yedirmelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle baş çikolata üreticisinin ürünlerini. Ha bir de son zamanlarda türeyen şu bardakta mısır olayı var. Ondan da bol bol yedirin. Kolum kadar mısırlardan yapılıyormuş... Bir mısır o kadar büyür mü bilmem...

Şurda da benzer bir yazı var;

http://www.iyilikguzellik.com/haber.php?haber_id=119

Bu ileti DJ_OXyGeNe_8 tarafından Aug 30 2011, 08:44:06 PM yeniden düzenlenmiştir.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
achfighter
mesaj Aug 30 2011, 09:48:19 PM
İleti #5


Master
****

Grup: Üyeler
İleti: 2,486
Katılım: 4-September 05
Nereden: İstanbul
Üye No.: 25,763



Mısır şurubu diye de halk arasında adlandırılan şeker türü uzun zamandır var. GDO'lu organizmaların gündeme gelmesi ve NDŞ'nin kullanımının artması bütün ilgileri bir süre konuya çekmişti.

NDŞ yerine pancar şekeri kullanılmasının gerektiği defalarca televizyonda ve gazetelerde dile getirilse de kimsenin bu konuda bir adımı olmadı. Sonra da Kütahya civarındaki pancar şekeri üreten fabrikalar kapandı. Çünkü kota var ve pancar çok sulanması gereken bir bitki olduğu için bir çok bölgede üretimi yasaklandı. Şu anda Konya Şeker pancar şekeri üreten tek kuruluştur.

Sağlımızdan mı suyumuzdan mı olacağız sorusu gündeme geliyor bazen. Çünkü tarımsal alanda kullanılan su, toplam temiz su kaynağımızın yaklaşık %70'ini oluşturuyor. Sulama tekniklerinin geliştirilmesi bu oranı çok çok azaltacaktır fakat şimdilik insanları NDŞ ürününe yöneltmek de yanlış bir düşünce.

Kendim tatlılar dışında şeker hiç kullanmıyorum. Aynı şekilde harici tuz kullanmıyorum, tavsiye ederim. En azından azaltmaya çalışalım.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
maverics
mesaj Aug 31 2011, 11:07:07 AM
İleti #6


Başınabuyruk
****

Grup: Üyeler
İleti: 1,692
Katılım: 20-November 05
Nereden: Omega Point
Üye No.: 42,742



Evet, bende uzun zamandır şeker kullanmıyorum? Şu evde kulladığımız toz ve küp şeker de umarım böyle değildir. Yani şeker pancarından elde edilendir. Fakat beni ilgilendiren hazır gıdalardaki bu NDŞ. Markalar konusuna gelince maalesef para kazanmanın dini imanı, yeşili, kırmızısı yok. Piyasadaki hemen hemen her marka maliyet nedeni ile bu ürüne yöneliyor. Keşke köklü ve belli bir geçmişe sahip bazı değerleri koruduğunu iddia eden firmalar bu tür ürünler kullanmasada bizde onları tercih etsek ama kapitalist sistemde asıl olan kar marjıdır gerisi teferruattır.

Edit: Cargill ile Ülker'in ortaklık bağı var sanırım. DJ OxyGEne'in verdiği yazıda öyle diyor.

Bu ileti maverics tarafından Aug 31 2011, 11:15:08 AM yeniden düzenlenmiştir.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
DJ_OXyGeNe_8
mesaj Aug 31 2011, 11:27:51 AM
İleti #7


Huzur içinde yat Michael :(
Group Icon

Grup: Uzman
İleti: 15,303
Katılım: 2-January 05
Nereden: kayıp kent
Üye No.: 19,700



Malatya'da oldukça büyük bir şeker pancarı-şeker fabrikası tesisi vardı. Bir kaç yıl önce kapatıldı. Bildiğim kadarı ile ülkenin bir çok yerindeki tesisler kapatıldı.

Şahsen ben çaya şeker kullanmıyorum. Tatlandırıcıı vs. kullanmıyorum. Şekersiz gayet güzel. Eskiden hatırlarım babaannemin kilerinde çuvallar halinde kesme şeker olurdu. Ancak biri diğerine benzemezdi. Şimdi hepsi küp şeklinde ve kutulara girdi. Bu şekerler küp şekline nasıl geliyor, mutlaka ki bir katkı maddesi olmalı ki şeker taneleri birbirine tutunup küp halinde duruyor. 1-2 yıl önce terkettim şeker kullanımını. Hatırladığım şu; 2 tane şeker atardım, hala tatsız olurdu. İlla 3. yü attırırdı. Çoğu çayın üzerinde beyaz bir tabaka oluşturuyor.

Açıkçası o küp-toz şeker olayınada güvenmiyorum. Şeker pancarı tesisleri kapatıldığına ve bunca marka türediğine göre bir şeyler olmalı...

Bu ileti DJ_OXyGeNe_8 tarafından Aug 31 2011, 11:28:46 AM yeniden düzenlenmiştir.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
ByRoN
mesaj Aug 31 2011, 11:31:25 AM
İleti #8


< Veteran`98 Gaming >
Group Icon

Grup: Veteran
İleti: 5,592
Katılım: 3-September 05
Üye No.: 25,577



IMDB
» Food, Inc. (2008)

Food, Inc. (2008)
Yönetmen: Robert Kenner
Tür: Documentary
Ülke: USA
Konu: An unflattering look inside America's corporate controlled food industry.
Puan: 7.9/10 (11,569 oy)
Süre: 94 Dk.
Oyuncular (ilk 10): Gary Hirshberg, Barbara Kowalyck, Michael Pollan, Troy Roush, David Runyon, Joel Salatin, Eric Schlosser, Allen Trenkle

IMDB: http://www.imdb.com/title/tt1286537/


Bu belgesel, tavsiye olunur. Mısır Nişaştası hakkında da bir bölüm içeriyor...

ED2K >> Food, Inc. (2008)
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
dracarys
mesaj Aug 31 2011, 11:42:01 AM
İleti #9


Master
****

Grup: Üyeler
İleti: 2,260
Katılım: 13-February 10
Nereden: nikomedya
Üye No.: 94,740



Eskiden çayıma yarım şeker atardım iyi gelirdi.Şimdi 1 şeker
atıyorum ama hala tat vermiyor çaya.Şekerde değişiklik yapıldığını burdan anladım ben.
Şeker kamışından şeker yapmak daha az maliyetli.Bu da Türk tarımını
bitirir.ama serbest piyasa ekonomisi kendi düşen ağlamaz.
Türkiye de FDA tarzında bir bilimsel kurum hemen açılmalı.Biz başka ülkelerin dediklerine inanıp iş yapıyoruz.
Gdo olsun diğer ürünler olsun Türkiyeye kolaylıkla denetimsiz girebiliyor.
Fabrika üretimleri de öyle.
Yaklaşık 1 yıl önce bir yasa çıkmıştı.Gdo lu ürün olduğunun mamüller
üzerinde belirtilmesine gerek yoktur diye.Hatta şu da yasaklanmıştı
Bu üründe gdo yoktur demek yasakmış smile.gif
Hadi biz bilinçli olalım da yemeyelim ya 5 yaşındaki çocuk ne anlar.
Onu da geçtim okul çocukları ne anlar.
Sen harçlığı ver gider alır okulda.
Devletimiz çocuklarımızı bunlardan koruyacağına gitsin hala
muzır neşriyattan korusun smile.gif
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
DJ_OXyGeNe_8
mesaj Aug 31 2011, 11:47:07 AM
İleti #10


Huzur içinde yat Michael :(
Group Icon

Grup: Uzman
İleti: 15,303
Katılım: 2-January 05
Nereden: kayıp kent
Üye No.: 19,700



Tüketmeyin, tükettirmeyin derim ben; ya da en azından iyice araştırın ve emin olduktan sonra, şüpheleriniz kaybolduktan sonra tüketin. Tükettiğiniz markalara yazın, sorun. Teyit edin. Milyar dolarlık sektör sonuçta. Kimse evet kullanıyoruz demez, ama ısrarcı olun.

http://esenkal.blogcu.com/nisasta-bazli-se...rarlari/9642857

http://www.dogaltedavi.net/f250/ulker_firm...arlar-6037.html

Bu ileti DJ_OXyGeNe_8 tarafından Aug 31 2011, 11:48:05 AM yeniden düzenlenmiştir.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
my1981
mesaj Aug 31 2011, 12:32:33 PM
İleti #11


Member
**

Grup: Üyeler
İleti: 92
Katılım: 5-June 04
Üye No.: 3,378



Ne yazıkki arkadaşlar artık tam olarak sağlıklı diyerek tüketebileceğimiz bir gıda için yanlış yüzyılda yaşıyoruz. Hazır gıda olarak yüksek miktarda sanayide üretilen ürünlerin içerisinde mutlaka ama mutlaka, az yada çok sağlığa zararlı birşey mutlaka var. Bu maddeler gıdanın raf ömrünü uzatmak için, kıvam sağlamak için, renk sağlamak için , tat sağlamak için ve aklımızın ucundan bile geçmeyecek amaçlarda katılıyorlar. Mutlaka bunların kullanım limitleri (kimilerinin kullanımı yasak) var ama benim şahsi düşüncem limitin altında katılınca zararsız üstüne çıkınca zararlı diye saf bir düşünceye kapılmamak lazım.
Bahsi geçen mısırdan üretilen şekerler yani mısır şurubuna gelince kullanıldığı yerler benim ilk aklıma gelenler gazlı içecekler (Cola, gazoz vs.), meyve suları, hazır reçeller, bayram şekerleri, gofretler, bazı sakızlar (kısaca tatlı aburcuburlar) vs.
Birde bu malzemelerin gıdanın içinde olup olmadığı anlaşılır bir şekilde yazıyormu oda tartışılır. Bir örnek gerekirse piyasada satılan karışık meyve suları var lütfen bir tane alın bardakta rengine bakın ve doğada o renkte başka ne var bulmaya çalışın ve sonrada içeriğini okuyup o rengi veren maddeyi bulmaya çalışın tabi yazıyorsa. Neyse fazla uzatıp moral bozmaya gerek yok herkeze iyi bayramlar.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
maverics
mesaj Aug 31 2011, 02:57:06 PM
İleti #12


Başınabuyruk
****

Grup: Üyeler
İleti: 1,692
Katılım: 20-November 05
Nereden: Omega Point
Üye No.: 42,742



DJ OXyGeNe'ın verdiği linklerden yola çıkarak tıklaya tıklaya baya bir şey okudum. Anladığım kadarıyla bu işte "sigara ile akciğer kanseri arasında doğrudan bir ilişki saptanmamıştır" işine dönmüş. Yıllarca sigara sağlığa zararlı mı değil mi diye her iki taraftan da araştırma sonuçları yayınlandı. Hatta sigaranın faydalı olduğunun söylendiği noktalar bile önü sürüldü bir ara ama sonunda 50 yıl sonra "sigara içmek öldürür" sonucuna varıldı. Arada bir kaç nesil sigaranın kurbanı oldu. Şimdi sigara konusunda bir parçada olsa bir aydınlanma var. Ve ne yazık ki, bu sefer piyango bize vurdu galiba. Her neslin bir sigara benzeri zararlısı olacak. Bizden sonrakilerde kablosuz teknolojilerin kurbanı olacak sanıyorum.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
H5N1
mesaj Aug 31 2011, 03:40:47 PM
İleti #13


Member
**

Grup: Üyeler
İleti: 389
Katılım: 9-September 06
Üye No.: 61,847



Üşenmezseniz şu kitabı bir okuyun, mutlaka adını daha önce duymuşsunuzdur.


http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=451366
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
magic_of_knight
mesaj Aug 31 2011, 03:50:30 PM
İleti #14





Grup: Üyeler
İleti: 4
Katılım: 4-September 04
Üye No.: 8,412



Nisan ayında bahsedilen konu ile sağlık bakanlığı 12 yada daha fazla kişiyi görevlendirdi ve bir rapor hazırlamalarını istedi. Bu rapor bir ay sonra yayınlandı ve gida nişastasının kansere neden olduğu ile ilgili bir bulguya rastlanılmadığını bildirdiler ve bunun sonucu olarakta olay o yüzden kapatıldı. Çünkü habertürkte bahsediler nişasta bazlı şekerlerin obeziteye neden olduğu ve obeziteninde kansere neden oluduğudur. Ancak obezitenin tek sebebi bu değildir. O yüzden direkt bu sektör ve belli bir firma hedef alınarak yapılan taraflı bir haberdir. Adı geçen firma gibi türkiye 10 - 15 firma var. Kapasite açısından da 3-4 firma başı çekiyor ve hepside oldukça yakın. Bunların içinde türk firmaları da var. Bence kendi içimize bakmamız lazım.
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
zaragano
mesaj Sep 3 2011, 02:27:29 AM
İleti #15


sanat yönetmeni
***

Grup: Üyeler
İleti: 804
Katılım: 18-April 04
Nereden: istanbul
Üye No.: 1,304



Gıda konusunda ülkemiz tam bir kurt kapanında. Son yıllarda alınan kararlar doğrultusunda ülkemizdeki tarım faaliyetleri kademeli olarak azaltılmakta. Son örneğini de şeker pancarı üretiminde görüyoruz. Dolayısıyla şeker ihtiyacı yapay olarak elde edilen mısır şurubuyla temin edilmekte. Ancak bu kadarla kalmıyor tükettiğimiz tüm gıda maddelerinin içeriğinde geni değiştirilmiş ürünlerden elde edilmiş katkılar kullanılmakta, en bilindik olanı soya lesitinidir. Sakızdan yulaflı kurabiyelere ve bazı bebek mamalarına kadar girmiştir. Aslında söylenecek ve yazılacak o kadar çok şey var ki nereden başlamak, nasıl bitirmek lazım bilemiyorum. Emin olduğum tek şey ise çocuklarımızı, ailelerimizi bu besin maddelerinden uzak tutmak bizlerin görevi. Bunun içinde bilgilenmek ve gerektiğinde boykot etme hakkımızı kullanmalıyız. GDO ve gıda güvenliğiyle ilgili bilgi edinmek isteyenler için spoiler barında biraz alıntı ekliyorum.
» Tıkla Katili Öğren - Tekrar Tıkla Bilmiyormuş gibi yap - Click to show Spoiler - click again to hide... «

Takip etmek isteyenler için faydalı olabileceğini düşündüğüm birkaç link.
» Tıkla Katili Öğren - Tekrar Tıkla Bilmiyormuş gibi yap - Click to show Spoiler - click again to hide... «
User is offlineProfiline GitÖM
Go to the top of the page
+Quote Post
8 Sayfa V  1 2 3 > » 
Konuya Cevap EkleYeni Konu Baslat
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



rss Basit Görünüm Şuan: 23rd December 2014 - 04:57:57 AM